• BIST 100.326
  • Altın 276,079
  • Dolar 5,7031
  • Euro 6,3005
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 23 °C

GELECEKTE ALZHEIMER HASTASI OLACAĞINIZI BİLMEK İSTER MİSİNİZ?

Prof.Dr.Kaynak Selekler

Kan muayenesi ile 10-15 yıl sonra Alzheimer hastası olacağınız söylenirse ne yapardınız? Bunu şimdiden düşünmek gerekiyor. Çok yakın gelecekte, aynı kanınızda glikoz seviyesine bakılıp şeker hastası olup olmadığınız söylenebildiği  gibi, kan muayenesi ile Alzheimer tanısı konabilecek.

Washington'daki St. Louis Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar, Alzheimer’ın  sebebi olduğuna inanılan amiloid beta proteini seviyelerini kanda ölçebileceklerini ve bu seviyelerde proteinin beyinde birikip birikmediğini bilebileceklerini bildirdi.

İlk versiyonu iki yıl önce rapor edilen test, kandaki iki amiloid beta formunun miktarlarını tam olarak ölçmek için kütle spektrometresi adı verilen bir teknik kullanılıyor.  Alzheimer’de beyinde biriken iki toksik protein  amiloid beta 42 ve amiloid beta 40 dir. İki proteinin  oranı beyindeki amiloid beta birikintileri arttıkça azalır.

Mevcut çalışma 50 yaş üstü 158 yetişkin içeriyor. Yeni çalışmadaki katılımcıların 10'u dışında hepsi bilişsel olarak normal. Her birinden en az bir kan örneği alınıyor ve bir tane PET beyin taraması yapılıyor. Araştırmacılar, her kan numunesini ve PET taramasını amiloid pozitif veya amiloid negatif olarak sınıflandırıyor. Her bir katılımcıdan yapılan kan testi, PET taramasıyla% 88 oranında uyumlu bulunuyor  ve bunun klinik bir tanı testi için yeterince umut verici ancak yeterli olmadığı düşünülüyor.

Testin doğruluğunu arttırmak için araştırmacılar Alzheimer’in bazı önemli risk faktörlerini araştırmaya dahil ediyor. Alzheimer’de yaş bilinen en büyük risk faktörüdür. 65 yaşından sonra, hastalığı geliştirme kötü şansı her beş yılda bir, iki katına çıkar. APOE4 adı verilen genetik bir değişken, Alzheimer’İn gelişme riskini üç ila beş katı yükseltir. Ayrıca cinsiyet de rol oynar: Üç Alzheimer hastasından ikisi kadındır.

Araştırmacılar bu risk faktörlerini analize dahil ettiklerinde, yaş ve APOE4 durumunun kan testinin doğruluğunu % 94'e çıkardığını tespit ediyor. Cinsiyet analizi önemli ölçüde etkilemiyor.

Araştırmacılara göre test, beyindeki amiloid birikiminin başlangıcını tespit etmede, altın standart olan PET beyin taramasından bile daha hassas olabilir.

Nörologlar arasında, Alzheimer’in tedavisinin mümkün olduğu kadar erken, ideal olarak herhangi bir bilişsel belirtiler ortaya çıkmadan önce başlaması gerektiği konusunda fikir birliği vardır. İnsanlar unutkan olduklarında, beyinleri o kadar ciddi hasar görür ki hiçbir tedavinin onları tamamen iyileştirme olasılığı yoktur. Ancak koruyucu tedavilerin test edilmesi, amiloid birikimi olan ve bilişsel problemleri olmayan bireylerin erken tedavisi için önemlidir.

Bu test halen tedavisi olmayan Alzheimer’lilerin hastalığın başlangıcında saptanmasını sağlamakta önemli. Çünkü bu bireyleri saptamak için halen binlerce kişiye çok pahalı veya invasiv yöntemler uygulanmakta. Kan testi ise daha ucuz.

Alzheimer’de ilaç araştırmaları için günümüzde de yöntemler mevcut. Beyinde toksik beta amiliod ve tau proteini birikimini gösteren PET çok pahalı bir yöntem. Beyin-omurilik sıvısında beta amiloid ve tau seviyelerini muayene için yapılan lomber ponksiyon (belden su alınması) ağrılı ve birçok yaşlının tolere edemediği bir metod.

Uzun zamandır hafıza kusuru gibi, bilişsel işlev kusuru olmayan  Alzheimer’lileri erken teşhis etmek için daha basit ve ucuz yöntemler araştırılıyor. Bunlar arasında tükrük muayenesi, göz dibi muayenesi ve koku muayenesi var. Kan muayenesiyle Alzheimer’e kolayca tanı koymak için çalışmalar mevcuttu. Yukarıdaki test bunlardan biri.

BU TEST NEDEN ÖNEMLİ ?

Yapılan araştırmalara göre, beyinde Alzheimer’e bağlı patolojik değişiklikler, unutkanlık gibi bilişsel fonksiyon bozuklukları ortaya çıkmadan 15-20 yıl önce başlıyor. Klinik öncesi (pre-klinik) evre denen bu sürede kişilerde hiçbir şikayet olmuyor ve birey normal hayatını sürdürüyor. Bir anlamda beyin senelerce bu hastalığa direniyor. Beyinde harabiyet ilerleyince hastalık belirtileri başlıyor.

Hastalığın hafif ve orta evrelerinde yapılan ilaçla tedavi çalışmaları hep başarısızlıkla sonlandı.  Milyonlarca dolar boşa harcandı. Şimdi artık ilaçla tedavi çalışmaları, hastalık başlamadan veya çok erken evrede yapılıyor. Bu nedenle, çalışmaya alınacak bireylerin seçiminde klinik belirtilerin olmadığı pre-klinik evre önem kazandı. Hastalığın bu evrede teşhisi gerekiyor. Kan testi burada yararlı olacak.

SORU

Baştaki soruyu tekrarlarsak,  yakın bir gelecekte 45-50 yaşından sonra size tedavisi olmayan Alzheimer hastası olacağınız söylenirse ne yapardınız? Yanıtınız,

-Testi yaptırmam, çünkü öğrenmek istemem, veya

- Yaptırırım, gerekli önlemleri alırım mı olur?

Çalışmalara göre, bazı kişiler uzun süreli bakım sigortası yaptırmak, ömür sonu kararları almak yönünden öğrenmeyi istiyor. Bazıları ise bilmek istemiyor. Bu tamamen kişisel bir karar ve bu konuda hangisinin en doğru olduğunu söylemek zor.

Araştırıcılara göre riski bilmek kötü sonuçlara yol açabiliyor. Durumun anksiyeteyi mi artırdığı veya anksiyetenin mi bellek bozukluğunu çoğalttığı bilinmiyor. Çünkü anksiyete ve stresi ölçmek mümkün değil. Bazı araştırıcılara göre, kişinin genetik riskini bilmesi depresyon, anksiyete, sıkıntı ve endişeyi artırmıyor. Eğer kişilerin ruh ve iyilik halleri daha önceden biliniyorsa, riski öğrendikten sonra bu hallerinde minimal değişiklik oluyor. 

Bu riski gerçekten öğrenmek istemiyor musunuz? Peki, bilmeden yaşam tarzınızda nasıl değişiklik yapabilirsiniz? Evet bu anksiyeteyi artıran bir durum. Fakat bunu sağlıklı bir durumda iken mi, yoksa sağlığınızı kaybettikten sonra mı öğrenmek istersiniz?

KAYNAKLAR:

     - Holtzman DM. ve ark., Neurology. August 1, 2019.

       DOI: 10.1212/WNL.000000000000808

-https://www.medscape.com/viewarticle/916372

- K.Selekler. Alzheimer Orta Yaşta Başlar. Alfa Yayınları, İstanbul, 2012

- K.Selekler. Bunamak İstemiyorsanız Zeki Kadınlarla Evlenin. Alfa Yayınları, 2018.

Bu yazı toplam 2555 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim