• BIST 116.829
  • Altın 322,888
  • Dolar 6,0825
  • Euro 6,6031
  • İstanbul : 5 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 4 °C

Kalça Kırıkları Kadınlarda Erkeklerden 3 Kat Fazla

Kalça Kırıkları Kadınlarda Erkeklerden 3 Kat Fazla
Hareket özgürlüğünü yok eden, kimi zaman da yatağa bağımlı hale getiren kalça kırıkları kadınlarda erkeklerden 3 kat fazla görülüyor.


Kalça kırığının daha çok yaşlılarda görüldüğü düşünülse de çocuklar da dahil kemik yapısı zayıf olan ve kemik erimesi sorunu yaşayan herkes kalça kırığı açısından risk altında.

Yaşlılarda, menopoza girenlerde, yeterli kalsiyum ve D vitamini almayanlarda, sigara, alkol kullananlarda, endokrin bozukluğu bulunanlarda ve fiziksel aktivitesi az olanlarda kalça kırığı görülme riskinin daha fazla olduğunu söyleyen İÜ İstanbul Tıp Fakültesinden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aşık, “Bazı kanserler kalçaya metastaz yaparak kalça kemiğini güçsüzleştirir ve kırık riskini arttırır. Bu hastalarda kırık riski belirlendikten sonra kalçaya kırıktan koruyucu, kalça kemiğini destekleyici cerrahi girişimler yapılmalıdır” diyor. Ntvden Tülay Karabağ’ın haberine göre Kemik kırıklarından korunmak için güçlü bir iskelet yapısına sahip olmak gerekiyor. Bunun yolu da gençlik yıllarında kemiklere yatırım yapmaktan geçiyor. İskelet yapısının 18-22 yaşına kadar geliştiği göz önüne alınırsa 20'li yaşlara kadar yeterli miktarda kalsiyum ve mineral almanın önemine işaret eden ve ileri yaşlarda alınan fazla kalsiyumun vücutta depolanmadığını vurgulayan Doktor Mehmet Aşık, kalça kırıkları ile ilgili sık sorulan soruları ntv.com.tr için şöyle yanıtlıyor:

Kalça kırığı nedir, neden olur?

Kalça eklemini oluşturan uyluk kemiğinin yani femurun üst kısmının kırılmasıdır. Genellikle yaşlı hastalarda kemik erimesi (osteoporoz) gibi sebeplerle daha sık görülmekle birlikte kalça kemiği üstüne düşme gibi düşük enerjili travmalarla, gençlerde ise trafik kazaları gibi daha yüksek enerjili travmalarla gerçekleşir. 

Yaşlılarda, yetişkinlerde ve çocuklarda kemik ve kalça kırığı belirtileri nelerdir?
 
En önemli belirtisi ağrıdır, hasta yürüyemez veya yürümekte zorluk çeker. Yatakta kalçasının üzerine yatamaz, geç olgularda morarma veya kızarıklık olabilir. Çocuklarda bu genel semptomlardan farklı olarak uyumama, huzursuzluk, abartılı ağlama, sekme gibi semptomlarla kendini gösterebilir.

Kalça kırığı ameliyatı nasıl yapılır?

Kalça kırığı ameliyatlarının amacı hastayı olabildiğince çabuk mobilize etmektir. Ameliyat şekline hastanın yaşına ve sağlık durumuna, kırık tipine göre karar verilir. Kırığı kaynatmak ya da kalça protezi gibi iki seçenek vardır. Genç hastalarda ve kaynaması muhtemel kırıklarda çivi, vida ve plak kullanılarak kırık parçalar birleştirilerek kırık kaynatılırken; yaşlı hastalarda ve öncesinde kalça kireçlenmesi olan hastalarda kalça protezi ameliyatı yapılarak hızlı mobilizasyon sağlanır.

 

Kalça kırığı ameliyatsız tedavi edilir mi?

Ayrışmış kalça kırığının tedavisi genellikle ameliyattır. Ayrışmamış kırıklar ile bazı çocuk kalça kırıkları ameliyatsız tedavi edilebilir. Çocuklarda alçı tedavisi uygulanırken yetişkinlerde yeterli ağrı kesici tedavi ve bir süre üzerine yük vermeyerek kalçanın röntgen kontrolleriyle takibi yapılır. Ayrıca öncesinde diğer sağlık problemleri dolayısıyla yürüyemeyen hastalarda da yatak istirahatı ile tedavi daha uygun olabilir.

Kalça kırığı ameliyatından ne kadar süre sonra yürümek mümkün olur?

Protez yapılan hastalar ameliyatın ertesi günü ayağa kaldırılarak yürütülür. Çivi, plak gibi osteosentez malzemesi kullanılan hastalar 6-8 hafta koltuk değneği kullanılarak yürütülürler. Kaynama tamamlanınca koltuk değnekleri bırakılır. 

Kalça kemiğindeki kırık ne kadar sürede iyileşir?

Kalça kırığı ameliyatından sonra kırık kaynaması genel olarak 6-8 hafta içinde gerçekleşmektedir. Hastanın genel sağlık durumu, sigara içip içmemesi bu süreleri değiştirebilmektedir. Kaynama seri kalça röntgenleri ile kontrol edilir. Bazen kaynama işlemi 3 aya kadar uzayabilir.

Kalça kırığından korunmak için neler yapılmalı?

Kalça kırığından korunmak için kemiklerimizi daha güçlü tutmalı ve de kırığa sebep olabilecek düşme riskini azaltmalıyız. Daha güçlü kemikler için yeterli kalsiyum ve D vitamini alınmalı, kalça çevresi kaslarını kuvvetlendirmeli, alkol ve sigara bırakılmalı, düzenli kemik yoğunluk ölçümü yapılmalı, sonuçlara göre ilaç tedavisiyle destek olunmalıdır. Ev içerisinde düşmeye sebep olabilecek eşya (halı, kapı eşikleri vb.) düzenlenmeli, ortam daha aydınlık olmalı, düzenli göz muyanesi yapılmalı, denge egzersizleriyle birlikte aceleci davranışlardan kaçınmalı ve de lüzum halinde değnek veya baston kullanılmalıdır.

75 yaş üzeri kalça kırıklarında ölüm oranının %30-50 arasında olduğunu aktaran Prof. Aşık, onun için yaşlı ve başka sağlık problemleri olan kalça kırıklı hastaların ameliyat sonrası yoğun bakım imkanlarının çok iyi olduğu merkezlerde ameliyat edilmelerinin gerekli olduğuna dikkat çekiyor. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İlgili Haberler
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim