• BIST 98.248
  • Altın 276,762
  • Dolar 5,7756
  • Euro 6,4278
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 21 °C

YAŞLILIK YALNIZLIK DEĞİL

ProfDrYeşim Gökçe Kutsal

Ülkemizde doğuşta beklenen yaşam süresi uzamakta, ileri yaş nüfusun toplam nüfus içindeki payının yıllar içinde arttığı izlenebilmektedir. TUİK verilerine göre; “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” 2013 yılı sonuçları incelendiğinde; Türkiye’de kurumsal olmayan nüfus (misafirhane, huzurevi, özel nitelikli hastane, hapishane, kışla ve ordu evlerinde yaşayanlar bu kapsamın dışı tutulmuştur) içerisinde yaklaşık 5,5 milyon kişinin, 65 yaş ve üstü fertlerden oluştuğu görülmüştür.

Bu fertler içinde tek başına yaşayanların oranı %16 olarak saptanmıştır. Yalnız yaşayan 65 yaş ve üstü fertlerin %78’ini kadınların, %22’sini ise erkeklerin oluşturduğu bildirilmektedir.

Yalnız yaşamak olumsuz bir durum olarak algılanmamalı; yalnız yaşam süren ve bununla mutlu olan, yaşam kalitesini koruyan pek çok bireyin olduğu bilinmelidir. Yalnızlık kavramı kişiden kişiye değişiklik gösterir; bazen de yalnızlık; bağımsızlıktır, özgürlüktür. Zaman zaman çoğu insan yalnız kalarak anılarını, yaşanmışlıklarını anımsamak, sevdiği müziği dinlemek, filmi seyretmek isteyebilir ve bunları yalnız yapmaktan mutluluk duyabilir.

Bu açıdan bireyler kendilerine karşı dürüst olmalı; yalnızlığı tercih ediyorlar ve böyle mutlu oluyorlar ise; bu düşünce ve davranışlarını açıklamalı, bu tercihlerini yakınları, dostları ile paylaşmalıdırlar.

Buna karşın, yalnızlık ileri yaşlarda bazen de çok fazla istenmeyen bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Bu noktada sosyal destek sistemlerinin önemli rol oynadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bilindiği gibi; ileri yaşlarda sosyal yaşamın farklı zorluklarıyla daha kolay baş etmeyi sağlayan en önemli uygulama sosyal destek sistemleridir. Geliştirilen sosyal politikalar ekonomik ve sosyal açıdan ileri yaşlardaki kişilerin kalkınmalarını hedeflemeli, genel ve yerel yönetimler tarafından sürdürülebilir sosyal çevreler ve mekanlar oluşturulmalıdır.

Son yılların öncelikli konusu olan “aging in place” yani yerinde yaşlanmayı savunanlar; ilerleyen yaşlarda yıllardır alışılan ortamlarda, yakınlarla ve dostlarla olmanın önemini vurgulamaktadırlar. Ayrıca bu tür birlikteliklerin ve paylaşımların bireylerin kendilerini değerli hissetmeleri ve sosyal açıdan da katılımcı olabilmeleri açısından yararlı olacağı açıktır.

Bu bağlamda arkadaş sayısının fazlalığı değil, paylaşımların ve yaşanmışlıkların derinliği daha ön plandadır. Araştırmalar dostlarla, çalışma arkadaşları ile düzenli olarak görüşülmesinin yalnızlık hissini azaltan bir etken olduğunu vurgulamaktadır.

Bunun yanında yerel yönetimler tarafından oluşturulan sosyal paylaşım ortamlarının, bu ortamlarda düzenlenen toplantıların ve evlere yapılan düzenli ziyaretlerin önemi de göz önünde bulundurulmalıdır.

Nesiller arasındaki dayanışmaların, örneğin öğrencilerle emeklilerin buluşmalarının, düzenli ziyaretlerin yararlı olacağı da bildirilmektedir.

İleri yaşlardaki kişilerin teknoloji kullanımı konusunda desteklenmeleri önemlidir. Telefonu, görüntülü görüşmeleri veya e postaları daha az kullanır olması durumunda, kişinin yakınlarının, dostlarının bu duruma çözüm üretmek üzere harekete geçmeleri gerekebilir.

Yalnızlık ilerleyen yaşlarda yaşamda bir yük olmaktan çıkmalı, yalnızlık istenmiyor ise; bazı önerilenlerle bunun aşılabileceği bilinmelidir. Böylece kendinize güveniniz artacak ve yaşam daha rahat hale gelecektir.

Uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre yalnızlığın azaltılması için bazı öneriler geliştirilmiştir:

Etrafınızı keşfedin: İster her zaman gezdiğiniz parka veya alışveriş merkezine gidin. İsterseniz yakın çevrenize seyahat edin. Daha once dikkat etmediğiniz detayları, güzellikleri keşfetmeye çalışın ve yeni arkadaşlıklar edinin.

Yeniliklere açık olun: Farklı mekanlara, parklara, sinemalara, tiyatro oyunlarına, değişik konserlere, festival, kermes gibi sosyal etkinliklere gidin. Yeni tatları deneyin, farklı mutfaklar ilginizi çekebilir.

Sağlığınıza dikkat edin: Sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin, sorunlarınız varsa; destek verebilecek kişilerle paylaşın. Sorunu olanlara siz yardımcı olun. Böylelikle sosyal yaşamda daha aktif ve ilgili olacağınızı göreceksiniz.

Daha yaratıcı olun: Yazmaya, müzik yapmaya, el emeği ürünler üretmeye çalışın. Böylelikle daha mutlu olduğunuzu göreceksiniz. Değişik kurslara, hatta yeniden okullara katılın. Yıllar önceki öğrencilik zamanlarınıza, okul sıralarına dönmek, yeni insanlar tanımak, onlardan yaşadıklarını dinlemek ve paylaşımlarda bulunmak yaşamınıza renk katacaktır.

Dünyanın ve yaşamınızın size kattıklarının kıymetini bilin: Başarılarınızı hatırlayın, çevrenizdekilere ve onların yaşamlarına kattıklarınızla gurur duyun.Yıllar içinde yaşadığınız ve paylaştığınız güzellikleri düşünün. Olumlu anıları anımsayın ve sevdiklerinizle paylaşın.

Gönüllü organizasyonlara katılın: Yakın çevrenizde gönüllülük esasına dayalı özel etkinliklere katkı sunun. Başkalarına yardım ettikçe ve insanlara yararlı olduğunuzu gördükçe yaşamdan daha fazla keyif aldığınızı ve mutlu olduğunuzu göreceksiniz.

Evcil hayvan sahiplenmeyi düşünün: Bu yolla hem bir dost kazanmış olacaksınız, hem de bir canlının yaşamını güzelleştirmek sizi mutlu edecek.

Kuşkusuz zaman zaman yalnız olmayı istemek bir tercihtir. Ancak günlük hayatta yaşamın yükünü omuzlarınızda hissetmeye başlayınca; gülümsemek, arkadaşlarınızla buluşmak, onları çaya davet etmek, telefonunuzu hep yakında bulundurarak sevdiklerinizi aramak, bilgisayar kullanmayı sevmek, mümkünse sosyal sorumluluk aktivitelerine katılmak, plan yapmak; ertesi günü, ertesi haftayı çok basit de olsa planlarla doldurmak, dışarıya çıkmak ve ziyaretler yapmak, hep aranmayı beklememek, bazen de arayan olmak,  yaşınız ilerledikçe yalnız kalmanızı önleyecek ve yaşamınıza renk katacaktır.

Bu yazı toplam 229 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim